14 Aralık 2017
  • İstanbul13°C
  • Adıyaman5°C
  • Ankara1°C

ÇAĞ ATLAMANIN SEFALETİ

Abdullah YEKTA

12 Ekim 2017 Perşembe 18:16

Ülkemizin insanı elektronik eşya, modern iletişim araçları ve en yeni binek araçlarını kullanma konusunda çağ atlamıştır. Avrupa’da ve Amerika’da lüks tüketim malzemesi olarak kabul edilen elektronik eşya, iletişim araçları ve otomobilleri ülkemiz insanı istediği gibi kullanmaktadır.

Eğitim teknolojisini modernleşme hevesiyle çok bilinçsiz bir şekilde kullanmaktayız, fakat eğitim alanında insanlığın değerlerine hizmet edebilecek, ülkemiz ve insanımıza faydalı olabilecek bir adımı attığımızı maalesef söylemek zor. Son model cep telefonu ve son model arabaları kullanıyoruz fakat kullandığımız bu teknoloji ile alakamız sadece kullanmaktan ibarettir.

 Bilgisayar, cep telefonu sistemleri, tablet vs. ürünleri üretenler kitap okuma imkânını bulamıyor, bundan yakınmaktalar fakat biz bu ürünleri kullanmakta o kadar bağımlı hale gelmişiz ki nedense okuma aklımıza hiç gelmemektedir. Nasıl olsa dünya üretir biz kullanırız, düşüncesi bize hâkim olmuştur.

Ülkemizin kitap okuma oranı % 1, Televizyon izleme oranı %78’dir. Nasıl olsa dünyanın başka yerlerinde başkaları okuyor. Bizim ilkokul birinci sınıftan lise son sınıfa kadar tek derdimiz, bitirdikten sonra bir işe girebileceğimiz bir üniversiteyi kazanabilmek. Bunun dışında sağımızı solumuzu görme, düşünme, tefekkür etme; kendimiz, ülkemiz ve dünyanın gidişatını düşünme diye bir derdimiz yoktur maalesef.

Bundan 25 sene önce gençlerimiz farklı konularda tartışıyorlardı. Siyaset, dünya görüşü, ideolojiler ve ekonomi gibi konuları tartışıyorlardı. Anlatılan tezlere karşı tezler sunmaya çalışıyorlardı. Bir sentez üretme becerileri olmasa da bu işleri takip ediyorlardı. Farklı cemaat ve derneklerde belki istenmeyen sonuçlar ve manzaralar ortaya çıkabiliyordu fakat bu istenmeyen manzaraların yanı sıra güzel sonuçlara varanlar da oluyordu. Maalesef bugün düşünce bütünüyle rafa kaldırılmış sosyal medyada paketlenerek gelen düşünceler insanımıza yön vermektedir.

Üniversite hocasından tutun da ilkokul öğrencisine kadar, yetmiş yaşındaki dededen tutun da dağdaki çobana kadar sosyal medyadaki fotoğrafların takipçisi olmuşuz. Küçüğümüzden büyüğümüze kadar herkes bağımlı hale gelmiştir. Sosyal medya ve iletişim araçları birkaç günlüğüne çalışmasa hayat duracak. Oto yakıtı bitse veya elektrikler birkaç günlüğüne kesik olsa o zaman, ülkemiz insanı karanlık çağını yaşar. Her Şeyde bağımlı insanlar olmuşuz. Durum böyle olunca içimizdeki ve dışımızdaki sahtekârlar bize sahte mehdileri de yuttururlar, bizim için sahte kurtarıcılar da icat ederler. Ülkenin altını üstüne getiren FETÖ gibi sahte mehdi ve kurtarıcılar karşımıza çok çıkar. 

İnsanımızın düşünen, araştıran, gelecek için yeni perspektifler sunan; din, sanat, edebiyat ve sosyal hayata dair yeni, yaşanabilecek modeller üreten bir nesle ihtiyacı vardır. Bu nesil gökten inecek değildir, bunu yetiştirecek bizleriz.  Bir anne ve baba olarak,  öğretmen ve idareci olarak, esnaf ve müşteri olarak önce kendimiz okuyacağız ki çocuğumuz da bize bakarak okusun. Televizyon karşısında, bilgisayar başında veya elimizde cep telefonu olduğu halde değerli vakitlerimizi öldürmeyelim. Televizyon kumandasını eline alarak kanal kanal gezinen bir baba, çocuğuna ancak iyi bir televizyon izleyicisi örneği ve modeli olur.

Selam ve dua ile.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.